Özel İstanbul Notre Dame de Sion Fransız lisesi

Notre Dame de Sion

fransız lisesi

22 Eylül Cumartesi

recherche

>EĞİTİM ÖĞRETİM>ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME>

İLKÖĞRETİMDE PROBLEM ÇÖZMEK

28 Nisan 2010

Matematiği somut ve soyut oluşuna göre ikiye ayırmak mümkündür. Somut matematik PRATİK HESAPLAMALAR, PROBLEM ÇÖZME ve ÖLÇME YAPARKEN kullandığımız matematiktir.

Soyut matematik teoremlerin ispatı, sayı sistemlerinin kurulması, yeni matematik yapıların yaratılması ve bunların iç dinamiğinin açıklanmasıdır. Soyut matematiğin hayatla ilişkisi zaman içinde oluşmaktadır.

Öğrenci, daha hazırlık sınıfında somut matematikle tanışır. Çevresindeki nesneleri sayar, toplar, çıkarır. Bunları zihinden yapar. Hatta ilgili anne ve baba, çocuğu okula gitmiyorken ona bu tip hesaplamalar yaptırır. Bu çok faydalı bir davranıştır.. Çocuk düşünmeye, farkında olmaya erken başlarsa ileride önüne çıkan problemlere cevap vermede zorlanmaz.

İlköğretim öğrencisinin düşünmesi, düşünme gücünü geliştirmesi, akıl yürütmesi çok önemlidir. Matematiğin bunda payı çok fazladır. İlk sınıflardan itibaren sayılar tanıtılırken bunlarla ilgili dört işlem de yaptırılır. Öğrenci işlem becerisini geliştirir ve işlemleri problem çözmede kullanır.

Bütün öğrenciler matematik dersinde sadece işlem yapsalar, ezbere sayı saysalar, televizyon izlerken bile çözebilecekleri düz soru tarzı ile sorulmuş problemleri çözseler matematik onlar için çok kolay ders olur. Anne baba da mutludur. Çünkü çocuğu matematiği başarıyor, hiç zorlanmıyordur.

Düşünsenize, ne kadar tembel bir matematik. Düşünme yeteneğini, dikkati hiç geliştirmiyor.

Bence matematiğe böyle yaklaşılması yanlıştır. Hepsi birer kıymet olan o değerli beyinler ancak küçük yaşlardan itibaren düşünmeye alıştırılırsa gelişir. İleriki yıllarda baş etme, kavrama güçleri de o kadar kuvvetli olur.

Problem çözmeyi öğrenme bir süreçtir. Çocuk, değişik problemler çözerek bu becerisini zenginleştirir.

Çocuğa problemi farklı soruş şekliyle sorduğunuzda o size, “ Biz bunu öğrenmedik, çok zor .” der. Öğrenmesine gerek yok. Dört işlemi biliyorsa sorulan problemi de çözebilir. Problem ezberlenmez. Onun yapacağı tek şey cümleleri dikkatli okumaktır. Çünkü sorulan problemler günlük hayatla, çevresindekilerle ilişki kurularak hazırlanmış problemlerdir.

Mesela, ikinci sınıflara sorulan problemlerden bir örnek verirsek:
“ metresi 15 TL olan kumaştan 2 metre aldık. Kaç TL öderiz? ”

Bu, çok düz bir sorudur. Dikkat edilecek en önemli adım, öğrencinin çözerken işlemi ne için yaptığını bilmesi, ne bulduğunun farkında olmasıdır. Bizim yapacağımız, problemi çözerken anlatmasını istememiz olabilir. Bu problem; yarımdan bütüne gitmeyi, iki bütünde kaç tane yarım olacağını ve bunu hesaplama yollarını düşünmeyi geliştirir. Bu da hayatın bir parçasıdır.

Başka bir soru ele alalım:
Ayda 60 TL alan Ali, bu paranın 48 TL’sini harcıyor, kalanını da biriktiriyor. Ali kaç ay sonra aldığı aylık kadar para biriktirir?

Aynı soru şöyle de sorulur;
Bir havuzu, üstteki iki musluktan biri saatte 28 litre, diğeri 32 litre su akıtarak bir saatte dolduruyor. Alttaki bir musluk da bir saatte havuzdan 48 litre su boşaltıyor. Bu üç musluk aynı anda açılırsa havuz kaç saatte dolar?
Bu iki problemin birbirinden farkı yoktur. Birinde para birikiyor, diğerinde su. Okuduğunu anlayan ve istenenin ne olduğuna dikkat eden her öğrenci bu problemleri çözer. Bütün bu problemler bizi hayata hazırlar.

Problem çözmenin mantığını kavramak, uygun stratejiyi seçmek, sonuca gitmek için farklı problemler çözmeliyiz. İlköğretimde, farklı problemler şekiller çizilerek öğrenciye anlatılır. Günlük hayatın bir parçası olarak düşündürülür. Daha sonra onlardan örnek problem kurmaları istenir. Amaç düşüncenin gelişmesidir.

Problem çözerken yaptığımız her işlemde ne bulduğumuzu mutlaka yazmalıyız. O işlemi ne için yaptığımızı açıklayabilmeliyiz. Bu bilinçle hareket edersek kendimize güvenebiliriz.

Hayatta ne tür problemlerle karşılaşacağımızı, ihtiyaçlarımızın neler olacağını önceden bilemeyiz.

Sağlıkla kalın.

Nesrin HEYİK
ÖLÇME ve DEĞERLENDİRME