5 Aralık Salı

recherche

>EĞİTİM ÖĞRETİM>ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME>

ÖĞRENMEDE TEKRAR VE ÖDEVİN ÖNEMİ

ÖĞRENMEDE TEKRAR VE ÖDEVİN ÖNEMİ
Öğrenme bilgiyi parçalara ayırma, algılama, tekrardan organize etme, gerekli yerlerde zihinden geri çağırma, ihtiyaç duyulan yerlerde ise kullanma sürecidir. Bu durumda öğrenmenin kalıcı hale gelmesi için tekrar etmek gerekir. Böylece davranışlar kalıcı hale gelir.
Bilginin kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe geçişinde ödevlerin ciddi bir etkisi söz konusudur. Yapılan araştırmalara göre yirmi dört saat içinde tekrar edilmeyen bilgilerin %90 kadarı unutuluyor. Öğrenilenler ilk iki saat içinde tekrar yapıldığı takdirde ve daha sonra da soru çözerek devam edilirse bilgilerin %90 civarı kalıcı olmaktadır. Öğretmenler, öğrenilen bilgilerin kısa zamanda unutulmasını önlemek için öğrencilere günlük ödevler verirler. Amaç günlük tekrar yaptırmak ve öğrenmeyi pekiştirmektir.
Ödev, öğrenmenin önemli bir halkasıdır. Günlük işlenen konunun genel tekrarıdır. Öğrencilerde sorumluluk duygusunu geliştirmenin önemli bir aracıdır ve öğrencinin ders sırasında öğrendiklerinin ev ortamında tekrar edilerek pekiştirilmesi ve bu bilgilerin uzun süreli belleğe kaydedilmesi için verilir. Ödev yaparken amaç belirleme, planlama, karar verme, mevcut kaynakları kullanma, bağımsız çalışma, kendine güvenme gibi beceriler geliştirilmektedir. Daha sonra öğrenilecek bilgiler için zemin hazırlanması, araştırma yapma ve bireysel çalışma becerilerinin geliştirilmesinin sağlanması da bu yolla mümkündür. Bu süreçte ödevi özenle yapma ve zamanında teslim etme alışkanlığı ile başarma duygusunu tatma da önemli olmaktadır.
Diğer taraftan ödevlerle okul başarısı arasında doğrusal ilişkiler kurulmaktadır. Araştırmalar ödevlerini düzenli yapan öğrencilerin diğerlerine göre okulda daha başarılı olduklarını göstermektedir.
Ödev yapmanın öğrenciye faydaları ise şunlardır:
• Ödev yapmak, öğrencinin derslerine olan ilgisini arttırır: Okuldaki zaman çocukların konuları özümsemesi için yeterli olmayabilir. Çocuk, ödev yaparak öğrendiklerini pekiştirebilir.
• Ödevler, öğrencinin derslerini tekrar etmesine olanak sağlar: Araştırmalar, ödevini düzenli olarak yapan, çocukların yapmayanlara göre daha başarılı olduklarını göstermektedir.
• Ödevler bilgilerin tazelenmesini ve beyinde kalıcı olmasını sağlar. Yeni bir şeyler öğrenirken tekrar yapmanın ne kadar işe yaradığı bilinir. Ödev de derste dinlenen yeni bilgilerin tekrar edilmesini sağlar.
• Kişiyi değişik kaynaklara yöneltir ve bilgiyi tam olarak öğrenebilmesini sağlar. Ders kitapları dışındaki kaynaklardan araştırma yapılması istenen ödevler, öğrenciyi farklı kaynaklardan bilgi araştırmaya yönlendirir.
• Çocuk ödevi kendi başına yaparsa problem çözme gücü, sonuca ulaşmak için düşünme alışkanlığı geliştirir. Ödev öğrenciyi yorum yapmaya yönlendirir ve birçok kabiliyetinin açığa çıkmasını sağlar.
• Öğrencileri görevine sadık ve başarıya ulaşmış kişiler haline getirir. Çocuk, ödevlerini anne babası karışmaksızın başarıyla tamamlarsa yaptığı işten dolayı kendisiyle gurur duyar. Bu, her düzeyde başarılı olmanın temelinde yatan sorumluluk ve bağımsızlık duygularını da beraberinde getirir.
• Öğretmeninin beğenisini kazanmasına ve kabiliyetlerini daha net bir halde öğretmenine gösterebilmesini sağlar. Okulda kendini iyi ifade etmeyip, ödevler aracılığıyla kendini öğretmenine karşı iyi ifade eden öğrenciler vardır. Bu da öğrenmede iyiye işarettir.
Ödevler öğrenci, öğretmen ve aile arasında zorunlu bağ oluşturan bir araçtır. Aileye okuldaki çalışmaları tanıma, çocuğun öğrenmesini yakından izleme ve destekleme fırsatı vermekte ve okul başarısında aile desteğinin belirleyici bir etken olduğunu göstermektedir. Aile ve okulun iş birliği yapması çocukların okul başarısını üst düzeyde artırmaktadır.
Birçok anne-baba, öğretmen tarafından çocuğa verilen ödevi kendileri yapmaya çalışır. Oysa ödevler, öğrenme ve zihinsel antrenman olması için çocuğa veriliyor. Yani ailenin çocuğun ödevini yapması, çocuğa fayda değil, zarar verir. Öğrenmesini engeller, bilgiyi unutmasına sebep olur. Ödevleri anne-baba yerine çocuklar yapmalıdır. Böylece sorumluluk duyguları da gelişmiş olur.
Ödevlerini ailesiyle yapan çocuk nasıl olsa ailesi ödevini yapıyor diye konfor alanına çekilir ve gelişimi durur. Ödevler eksiksiz gider ve öğretmen öğrencinin gelişimini takip edemez. Öğrenci konuyu ne kadar öğrendiğini bilemez, zaman geçer ama kendisi hep yerinde sayar.
Öğrenci kendi başına kaldığında ödev yapma cesareti gösteremez, başkasıyla birlikte yapılan özenli ödevler onun için kaygıya dönüşür. Ödevler, kişisel sorumluluk bilinci aşılar, başkasıyla yapılan ödevlerle bu bilinç hiç gelişmez, üst sınıflarda öğrenci zorluk yaşar.
Öğrenmeyi öğrenmek dediğimiz altın kazanımların başında ödevler gelir.